MEHMETÇİĞİN ZAFER NAMAZI!..

A -
A +

İsrail, Gazze Soykırımı’nın birinci yılı günlerinde Lübnan’a saldırdı. Böylece Filistin’den başka Lübnan’ı da savaş meydanına dâhil etti. O’nu da gasbetme niyetini açığa vurdu. Bunu yaparken de Hizbullah genel sekreteri Hasan Nasrallah’ı öldürdü. Dikkatler Beyrut’tayken O, Yemen’e yöneldi, Husiler’i bombaladığını ileri sürdü. Öteden beri zaten Suriye hava sahasına girip Suriye’de de yıkımlar yapmaktadır.

 

Görüldüğü gibi İsrail, pervasız bir şekilde ateş hattını arttırmakta. Gazze Soykırımında Lübnan’ı ve ardından Yemen’i vurduğu gibi ikinci yılda çok yoğun bir bombalamayla Suriye’yi vurması beklenebilir. Şu var ki orada da kalmayacaktır. Üçüncü yılda da Mısır ve Anadolu hedef olur.

 

Arz-ı mev’ud; vadedilmiş topraklar, Siyonistler için vazgeçilemez, terk edilemez bir gâyedir. Bu fanatik, köktendinci bâtıl inanca göre tanrıları, Yahudilere Nil Nehri ile Fırat Nehri arasında kalan toprakları bağışlamıştır! Buralar, İsrailoğullarının mülkiyetidir. Bu mülkiyet, üzerinde olan diğer milletler işgalcidir. İşgalcileri, buralardan sürüp çıkarmak her şekilde meşrû haktır. Bu tez, Siyonist Yahudi’nin âdeta varlık sebebidir. Onun için İsrail, yakın çevresinden başlayarak evvela Filistin’i bitirip, Lübnan’ı çökerttikten sonra ülkesini teminat altına almış olarak Nil ile Fırat arasında kalan bölgeye yönelmektedir. Bunu yaparken ABD’yle Birleşik Krallık’tan destek alıyor. Güney Kıbrıs başta olmak üzere hemen bütün Akdeniz adaları, İsrail’e yardım için silahlandırılmış, Akdeniz savaş gemileriyle dolmuş, devlet başkanı Yahudi olan Ukrayna, Rusya ile kapıştırılmıştır. On bir yıla yakın bir süredir devam eden bu harple topyekûn batıyla uğraşma zorunda kalan Rusya, yıpratılmaktadır. Moskova, düne kadar arka bahçesi olarak gördüğü Suriye’ye Şam talep etse bile şimdi artık yardıma gitmekte zorlanacaktır. Şam’ın bundan böyle kapısını çalacağı tek merkez Ankara’dır.

 

Gelinen günde "İsrail, çatışmaları, bölgeye yaymak istiyor!" sözünün bir geçerliği kalmamıştır. Gazze Celladı, öncülüğündeki Siyonist İsrail, çatışmaları Filistin ve Ürdün’e, tam, Suriye ve Yemen’e kısmen yaymış bulunuyor. İran, “Arz-ı Mev’ud”a dâhil değildir. İran’ın derdi bölgeyi Şialaştırmaktır. Bunu da Haşdi Şâbi, Hizbullah, Husi gibi taşeron güçlerle yapmaya çalışıyor. Siyonistler, Irak’ın bir kısmını da “Vadedilmiş Topraklar”dan sayabilirler. Fırat, bu topraklardan denize ulaşmaktadır. İsrail’in şimdilik ilişmediği ülkeler Mısır, Suudi Arabistan ve Türkiye’dir. ABD, ülkenin kuzeyinin İsrail’e bırakılması konusunda Suudları bir şekilde ikna eder. İsrail, Mısır’la kapışır mı? Yoksa bir anlaşmaya mı varırlar? Şimdiden çok net şekilde bir beyanda bulunmak zor. Ama şu kadarını söyleyelim ki bugün veya on sene sonra yahut başka bir zaman; Kahire, İsrail’in “Vadedilmiş Topraklar” adlı hülyası önünde tâviz verirse bu dehşetli hatanın altında kalır. Türkiye ise vatan topraklarına karşı girişilecek bir saldırıyı değil, saldırı ihtimalini bile bir beka yâni var olma-yok olmak sebebi saymaktadır, sayacaktır, sayar. Bırakalım, güney veya güneydoğumuzdaki herhangi bir vilayetimize yapılacak Siyonist taarruzu, Halep hatta Şam’a vaki bir tecavüz karşısında da Türkiye, asla seyirci kalmayacaktır. Bu sözümüz üzerine Amerika-İngiltere ve Akdeniz yığınaklarını gösterenler olabilir. ABD, Vietnam, Irak, Afganistan ile girdiği her yerde kaybetmiş olarak çıkmak mecburiyetinde kaldı. İçten içe çürüyen ABD de taht entrikalarındaki İngiltere de Türkiye ile her ne şekilde olursa olsun harp etmeyi göze alamazlar. Türkiye, başka bir devlete benzetilemez. Aynı zamanda NATO iç harbi olacak böyle bir kapışma, Washington ve Londra’ya çok pahalıya mal olur. Bizim için de hafife alınamaz ama Mîsak-ı Millî’nin hayat bulmasına ve yanlış çizilmiş haritaları tashih etmemize fırsat verir.

 

Türkiye, her şeyin farkında. Her şeyin de nabzını tutmakta. Her adımı takip etmekte. Şaşkın ve haksız ve insaf tanımaz İsrail, sürekli şekilde yorulmakta. Yorgunluğu dayanılmaz noktaya geldiğinde buna rağmen malum ham hayali için Anadolu veya eski Memâlik-i Şâhaneye dâhil Şam, Halep gibi mücavir alanlarımıza saldırıldığında, Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne ilişildiğinde o zaman nihâî hesap günüdür.

 

O gün, Mehmetçik sabah namazını Mescid-i Aksa’da kılar!..

 

O gün, bir kudurgana, bebek, çocuk, yaşlı katiline hak ettiği cevap verilir.

 

O gün, bir gün gelecektir…

 

İsrail, her ne yaparsa yapsın, arkasında kimler olursa olsun 100. kuruluş yıl dönümü olan 2048’le Anadolu’daki 1000. Yılımız olan 2071 Kızılelma’mızın önünü kesemeyecektir. Mehmetçiğin, Mescid-i Aksa şerefelerinden okuduğu Ezan-ı Muhammedî, bunun habercisi olacaktır. O sabah, Mehmetçiğin Mescid-i Aksa’da kıldığı sabah namazı, gönüllerde Zafer Namazı olacaktır. Gazzeli, Filistinli, Şamlı, Bursalı, Bosnalı, Urumçili… Müslüman, o gün bayram yapacaktır.

300
UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.
TANER 2 Ekim 2024 20:01

inşaALLAH ve eyvaALLAH.O mübarek günü hep birlikte bekliyoruz,umuyor ve bekliyorum ki o ordunun bir neferide ben olurum inşaALLAHul azim

TANER 2 Ekim 2024 19:55

inşaALLAH ve eyvaALLAH.O mübarek günü hep birlikte bekliyoruz,umuyor ve bekliyorum ki o ordunun bir neferide ben olurum inşaALLAHul azim

Elif 2 Ekim 2024 13:37

İnşallah hocam, çok güzel yazmışsınız, ağladım

Hümeyra 2 Ekim 2024 12:37

Rabbim bizlere o günleri dünya gözüyle göstersin amin ecmain n

İsmail 1 Ekim 2024 20:06

İnşallah, Toros dağlarının eteklerine milyonlarca leşin gömüldüğü, Mehmetçiğin Mescid-i Aksa’da sabah ezanı okuduğu o günleri görmek nasip olur.

Yörük Hoca 1 Ekim 2024 19:28

Evvelce Emevî Camiinde namaz kılacaktık...

Mücahit görür 1 Ekim 2024 17:32

ALLAH im islam nurunun sönmesine izin verme inananlarla zafer ihsan eyle

Hikmet kizak 1 Ekim 2024 17:12

Hocam helal sana ne yazı yazmışsın be.76 yaşında eski birsporcu muhafakar milliyetçi biri olarak tüm duygularım sağlandı.Iyiki varsınız. Sizden ve ayni dusuncde olanlardan Allah razi olsun.Kalemine yüreğine sağlık. Selam ve dua ile...

Ali 1 Ekim 2024 13:51

Temennilerinize harfiyen katılıyoruz.İslâm aleminin lideri olan Türkiye tarihinden gelen vakar ve haşmetiyle düşmanlarımıza gereken en sert cevabı verecektir.Karşılarında hiçbir askeri gücü olmayan ülkelere karşı geçici bir başarı içersinde görünen İsrail büründüğü kibrin cezasını görecektir.

Mak 1 Ekim 2024 11:23

InsaALLAH Olur,müminin niyeti amel inden evladir,

Yalınız Efe 1 Ekim 2024 09:40

[...Peygamber efendimiz buyurdu ki, "Düşmanlarla karşılaşmayı istemeyiniz. Allahtan sağlık ve âfiyet dileyiniz. Çünkü siz, onlardan başınıza neler geleceğini bilemezsiniz..." (dinimizislam.com)]

Alparslan 1 Ekim 2024 08:32

İnşallah Rahmi Bey , İnsanlık düşmanı zalimlerin , katillerin sonu gelecek , hesap sorulacak .