MENDERES VE ERDOĞAN’IN SUÇLARI!..

Sesli Dinle
A -
A +
DP, 14 Mayıs 1950’de iktidara gelip Adnan Menderes, Başvekil olduktan 32 gün sonra, 16 Haziran 1950’de Ezân-ı Muhammedî, esaretten kurtuldu. Müezzin efendiler, mü’minleri, tekrar, şerefelerden Ezanın Asr-ı Saadet’teki kelime, üslup ve ahengiyle namaza çağırmaya başladılar. Kararı TBMM almıştı. Ezan, Türkçe dışındaki dillerde de okunabilecekti. Bu meselenin 20 yıla yakın süren acı bir geçmişi vardır:
 
İlk olarak 22 Ocak 1932 Tarihinde İstanbul’da Üskübî İbrahim Ağa Câmiînde bir hafız, Kur’an-ı kerîmin Türkçe meâlini "tilavet etti".
 
Dinde reform yapma, bir süredir adı İslâm olsa da mahiyetinden koparılmış bir din uygulaması üzerinde çalışılmaktaydı. Yerebatan başlangıçtı. Onu "Türkçe Ezan" zorlaması takip etti. Bir hâfız da 30 Ocak 1932’de Fatih Câmiînde bu kurgu dille şerefeden seslendi. 3 Şubat 1932 gününe denk gelen Kadir gecesindeyse Ayasofya Câmiînde sözde Türkçe Kur’an, tekbir ve kamet okundu. Türkçe Hutbe, 5 Şubat 1932 Cuma günü Süleymaniye Câmiînde verildi. Salaya sıra 6 Mart’ta gelecekti. 1941’de TCK’nın 526. Maddesine bir fıkra eklendi. Fıkra, Arapça ezan okuyan ve kamet getirenlere 3 aya kadar hapis ve 10 liradan 200 liraya kadar para cezası verilmesini amirdi…
 
16 Haziran 1950’de İslamiyet ve Müslümanlar üzerindeki bu baskı, bid’at ve reform teşebbüslerine son verilmişti. Asla iade çalışmasına zâhiren karşı çıkmayan Tek Parti Zihniyeti, bunu Başvekil Menderes’in aleyhine bir tarafa kaydetti. Adnan Menderes’i 27 Mayıs darbesiyle idama götüren esas sebepler şunlardır:
 
Ezanın serbest bırakılması, Osmanlı Hanedanı kadın mensuplarının yurda girmelerine izin verilmesi, Başvekil Menderes’in "bu millet isterse hilafeti de getirir" demesi, "ben orduyu astsubaylarla da idare ederim" sözü. Büyük bir kalkınma seferberliğinin başlaması, kalkınma hızında yüzde 6’ların yakalanması.
 
Dış güçler ve onların içerideki iş birlikçileri, bunları yapan, diyen ve çok sevilen Menderes’ten rahatsız oldular.
 
Önce, 17 Şubat 1959’da Londra civarında tayyaresi düştü. 5 Personel ve 9 yolcu öldü. Menderes, hafif yaralarla kurtuldu. THY uçağının ineceği hava alanı birkaç kere değiştirilmişti. Sebep olarak sis gösteriliyordu. Sonuçta Getwick Havaalanına 5 km yaklaşmışken ormanlık bir yerde düşme hadisesi yaşandı. "Kaza" dendi fakat karanlıkta kaldı. MİT mensubu Mahir Kaynak, bir sohbetimizde şöyle demişti. "Menderes, keşke hastaneye kendisini ziyarete gelen İngiliz hükûmet temsilcilerine ‘benden ne istediniz?’ diye sorsaydı!" Merhum Kaynak, kitabında 27 Mayıs’ı İngilizlerin yaptırdığını yazmaktadır.
 
Türkiye Başvekili, Ekim 1959’da Washington’u ziyaret etti. Ayın 9’unda Başkan Eisenhower ile görüştüler. Ancak, ziyaretten eli boş döndü. Bunun üzerine Sovyetlerle ortaklık kurarak İskenderun Demir-Çelik, Ereğli-Demir Çelik ve Aliağa arıtma tesislerini başlattı. 15 Temmuz’da Moskova’ya gidecekken, 27 Mayıs’ta darbe yapıldı. Hesap sorma adına kanlı bir darbe oldu…
 
Bugün de CB Erdoğan, ABD’den F-16 ve F-35’leri alamayınca Rusya’dan S-400’leri almak zorunda kalmıştır. Rusya ile münasebetlerimiz ise hiç olmadığı kadar iyidir…
 
14 Mayıs 2023 Seçimlerine giderken sık şekilde "yargılanacaksınız!" tehditleri savrulmakta. Bu tehditler, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la ona destek verenlere karşıdır. Sadece F-16, F-35 ve S-400 sıkıntısı yok. Bu iktidar ve devamındaki Cumhur İttifakı döneminde IMF gönderildi, Genelkurmay, MSB’na bağlandı, sel-salgın, yangın-zelzele, dünya çapındaki kriz ve her türlü afata rağmen teslim olunmayarak büyümeye devam edildi. İstendiği zaman harekât yapıldı. Mavi Vatan kuruldu. Yerli ve millî silahlar yapıldı. TDT hayat buldu. 7 iklimde diplomasi koşturulmakta.
 
Ezanın da İslâm’ın da İslâm’ın sancaktarı Türk milletinin de düşmanı Haçlı âlemidir. Bölücü örgüt, FETÖ örgütü vs. ile ihtilaflarımız da tahkik edildiğinde yolun sonu haça çıkar. Önde görünen kişi, örgüt, gazete ve TV’ler Batı tarafından yani haçlı güçlerince kullanılırlar.
 
24 Temmuz 2020’de zincirleri kırılarak Ayasofya-yı Kebîr Câmiî Şerîfi yeniden ibadete açıldığında Papa’nın Vatikan’da nasıl kıvrandığı, hatırlanmalıdır. Sadece Papa rahatsız olmadı. Bir kısım Batı basını da öfkelenmişti. Bir zamandır İslamofobi’nin azgınlaşması tesadüf değildir.
 
2008’den 2016’ya kadar Sn. Erdoğan’a karşı yarım düzine kadar darbe teşebbüsü oldu. Allahü teâlânın himayesi, milletin duası ve kendisinin cesaretiyle bunlar atlatıldı…
 
2023 Seçimlerine giderken "yargılanacaksınız!!" çığlıkları atılıyor.
 
Şayet seçimler kaybedilirse o sözde yargılamanın olacağı, Yassıada zulmünün tekrar edileceğine şüphe edilmesin. Merhum Menderes’e karşı yapıldığı gibi bin türlü yalan uydurulup ceza kanununa idam suçu da tekrar ilave edilerek ihtiraslarını tatmin ederler. Gözleri, Batı’dan gelen telkinlerle dönmüş olacaktır. Sn. Cumhurbaşkanının canına kastetmek isteyecekleri gibi O’na can u gönülden destek veren Sn. Devlet Bahçeli’ye de kastetmek isteyeceklerdir. Ve daha kimler!
 
Şimdi bütün beklentileri sandıkta.
 
Sandık darbesi peşindeler.
 
Terör örgütleriyle bile iş birliğinin manası budur.
UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.