Irak, üniter yâni yekpâre bir devlet değil, federal parlamenter cumhuriyettir. Irak’ın başşehri Bağdat olmasına mukabil özerk Kürdistan Bölge İdaresi’nin merkezi Erbil’dir. Fiilî durumda ise Barzani’ler Erbil’e, Talabani’ler Süleymaniye’ye hâkimdir. Yerel Kürt Meclisi Erbilde’dir. Mahallî anayasa, buna rağmen Kerkük’ü başkent olarak yazmaktadır. Kerkük, Mîsak-ı Millî Hudutlarımız içinde tarih, ilim, irfan ve kültürüyle köklü bir Türk şehri olduğu için Ankara bu keyfîliğe geçit vermemektedir. Bu otonom, muhtar bölgede TC-Türkmen Cephesi, KDP-Kürdistan Demokratik Partisi ve KYB-Kürdistan Yurtseverler Birliği bulunmaktadır.
KDP’nin Başkanı Neçirvan Barzanî, KYB’nin Bafıl Talabanî, TC’nin Hasan Turan’dır. Kürdistan otonom bölgesinin Cumhurbaşkanı Neçirvan Barzanî, Başbakanı Mesrur Barzanî’dir. Bağdat merkezî hükûmetiyle Ankara’nın son bir-iki senede daha bir yakınlaşması gibi buna denk şekilde Erbil yönetimiyle de Türkiye’nin münasebetleri aklıselime ve bölgenin gerçeklerine, tarihî, coğrafî ve sosyolojik değerlere önem verilerek iyi seyretmekte, Sn. Barzanî, ihtiyaç olduğunda Ankara’yı ziyaret etmektedir.
Buna mukabil Bafıl Talabanî, Süleymaniye olarak İran ve PKK’nın yanında ve ABD’nin güdümündedir. Amerika, Irak’ı işgal edip, Saddam Hüseyin devrildikten sonra Bafıl Talabanî’nin babası ve o zaman adı geçen partinin başkanı Celal Talabani, Washington’un yönlendirmesiyle o şartlarda Irak Cumhurbaşkanı seçilmişti.
Türkiye, Bağdat ve Erbil ile anlaşmalı olarak Türkiye ve Irak’ın ve bölgenin menfaatine Kuzey Irak’ı terörden temizlerken Bafıl Talabani ve adamları, rahat durmuyorlar. Adı geçen kişi Amerika’nın Suriye’de istihdam ettiği generali ve PKK’nın Suriye sorumlusuyla çektirdiği fotoğraflarla üçüncü taraflara mesajlar vermektedir.
Bu tarafın son oyunu bir defa daha Kerkük’te yaşandı:
Önceki gün 5’i KYB’den olmak üzere Kerkük İl Meclisi’nin 9 üyesi, Reşid Oteli’nde toplanarak boşalan makam için Kerkük’e yeni vali seçtiler. Seçime Türkmen Cephesi ve Kürdistan Demokratik Partisinden kimse katılmamıştı. Buna rağmen otelde yapılan bu tuhaf seçimde KYB’li Rıdvan Taha yeni vali olarak ilân edildi. Türkmen Cephesi Başkanı Hasan Turan, bu seçimi tanımadıklarını açıkladı. Sn. Turan, seçimin İl Meclisi Seçim Kanunu’nun 13’üncü maddesine aykırı olduğunu; kanunun Kerkük’ü meydana getiren bütün unsurlara eşit haklar verilmesini emrettiğini dile getirmektedir.
Kerkük, asırlarca ve asırlarca ağırlıklı olarak bir Türk ili iken zaman içinde şartlar aleyhe gelişti. Tapu kayıtlarının imhasına, Türkmenlerin bölgeden uzaklaştırılmasına kadar birçok zorbalıklar yapıldı. Türklerle Kürtler din kardeşidir. Bölgedeki diğer unsurlarla da kültürdaşlığımız vardır. Bu anlayışla ve devletler hayatınca aynı toprakları ve nimetleri âdilce paylaştık.
Varılan noktada ise Suriye’nin kuzeyi aleyhimize ve Suriye’nin de aleyhine olarak kuşatılmak istendiği gibi aynı hileli çark aleyhimize ve Irak’ın ve Erbil’in de aleyhine olarak Kuzey Irak’ta da döndürülüyor...
Bu kadar tafsilat ve malumat şu cümle içindir:
-Bugüne dek Mîsak-ı Millî’nin hep adı duyuldu. Zaman zaman yazılarımızda ona dair bilgiler kaleme aldık. Başka kalemler de temas ettiler. Şimdi artık bu defterin açılması gerektiği kanaatindeyiz. Mîsak-ı Millî haritası, doğuda ve batıdaki varlığıyla netleşmelidir. Mevzua dair bilinenler muğlaklıktan çıkmalı.
Dün Mavi Vatan yoktu, bugün var.
Dün var olan Mîsak-ı Millî ise bugün gereği gibi, layıkıyla, anlaşılır ve müdafaa edilir şekilde karşımızda değildir.
Esaslı bir Mîsak-ı Millî çalışmasına ihtiyaç var.