MUHALEFETİN AKIBETİ!..

Sesli Dinle
A -
A +
Ülkelerin siyasi hayatında tabiî olan, işbaşındaki iktidarın yıllar içinde yorulması, yıpranması ve seçimi kaybetmesidir. Türkiye’de ise çeyrek asra yakın bir zamandır bunun tam aksi yaşanıyor. İster tek tek partiler olarak sayılsın, isterse "Millet İttifakı" ve "Cumhur İttifakı" diye değerlendirilsin her iki hâlde de memleketimizdeki iktidar-muhalefet kıyaslamasında vaziyet budur. CHP, HDP, İYİ Parti ve ötekiler, 14 Mayıs ve 28 Mayıs Milletvekili ve Cumhurbaşkanlığı Seçimlerinde uğradıkları açık ara yenilgiyle taraftarlarına büyük hayal kırıklığı yaşattılar. Bu partilerin sözcüleri, bu tarihe kadar bir şeyler diyor ve bu söyledikleriyle şöyle veya böyle seçmenlerini elde tutmaya çalışıyorlardı. Alınan ağır sandık yenilgileri, her şeyi altüst etti…
 
O tarihten bu yana İYİ Parti’de ve diğerlerinde sinirler gergin, kazanlar kaynamakta. Muhalefet partileri, kendi içlerinde ve diğer partilerle laf dalaşı, yer kaydırma ve itibarsızlaştırma çekişmesindeler. Bazen çekişmeyi de aşıp ateş ve barut olmakta.
 
Parti içi kavga ve öfkede CHP ilk sıradadır.
 
Onu İYİ Parti takip ediyor.
 
HDP zaten kanuna karşı tertiple tabela indirmeden tabela değiştirdi. HDP, Kürt seçmen önünde mahcup, Kürt anneler önünde lal ve ezik, dağ karşısında suspustur.
 
İYİ Parti Genel Başkanı Sn. Akşener’in 26 Ağustos’ta Afyonkarahisar’da konuşacağı haftalar öncesinde ilân edildi. Sözcüler, genel başkanlarının 26 Ağustos nutkuna derin anlamlar yüklediler. Dememişlerdi ama demek istedikleri yahut beklentileri şu olmalıydı. Aynı tarihte Cumhurbaşkanı Sn. Erdoğan ve MHP Genel Başkanı Sn. Bahçeli Malazgirt’te olacaklardı. İmâ edilen, Meral Akşener’in çıkış ve tenkid ve teklifleriyle Ahlat ve Malazgirt’teki havayı aşacağıydı. Sözü edilen tarih, geldi; Afyonkarahisar konuşması yapıldı…
 
Peki ne oldu, ne dendi?
 
Hiç!
 
Havanda su dövüldü!..
 
Ona "bencil!", bunlara "cesaretsiz!" dendi. Kime karşı hangi kırgınlıkları duyduğunu söyledi ve iş bitti. Şu vaziyet karşısında İYİ Partide düne kadar hâlâ ümidini diri tutanların da yıkıldığını tahmin etmek zor değildir.
Millet İttifakı’nın önde gelen 3 partisinde manzara budur… Bir de AK Parti’den kopmuş partilerle, Millî Görüş’ü temsil kabiliyeti kalmamış bir parti daha var. Onlara dair ne demeli? Üzerinde bile durmaya değmez. Kendi kendilerine yazık ettiler…
 
Bazıları için sarf edeceğimiz şu cümleyi kabullenmek zor olabilir. Onları anlıyoruz ama gerçek budur. O gerçeği bir defa daha dile getireceğiz:
-CHP ömrünü tamamlamıştır!..
 
HDP ve türevleri ise Türkiye’ye terstir.
 
MHP’den kopan İYİ Parti ile AK Parti’den kopan partilerin ve diğerlerinin de
CHP gibi yarını yoktur. Vatandaş nezdinde tükenmişlerdir.
 
Bütün bu sebeplerden dolayı 31 Mart 2024 Pazar günü yapılacak oylama, her ne kadar "mahallî seçimler", "yerel seçimler" gibi adlar taşısa da onun çok ötesinde, bir genel seçim ağırlık ve kıymetinde olacaktır…
 
Şu seyirle Millet İttifakı partileri; CHP, İyi Parti ve diğerlerinin 31 Mart’ta bir defa daha ağır mağlubiyet alacakları bellidir.
 
Görünen köy kılavuz istemez.
 
31 Mart 2024 yepyeni bir takvim olacaktır.
 
Bu tarihte seçimi bir kere daha açık ara kazanacak olan Cumhur İttifakı, ‘Türkiye Yüzyılı’nı olanca gücüyle ateşlerken Millet İttifakı partileri olan CHP ve İYİ Parti başta olmak üzere muhalefet partileri yangın yerine dönecek ve burada kopuş, çöküş ve bitiş başlayacaktır… Hasta kanserse, hekim bunu haber verdiğinde vazifesini yapmış olur.
 
Kalem ve kelâmımızı hatır için kullanmayız.
 
Onlar, emanettir!
 
Gördüklerimizi, okuduklarımızı paylaşıyoruz.
 
Zaten seçime de şurada tamı tamına 7 ay kaldı.
 
Tam 60 yıldır seçimleri takip etmekteyiz.
 
Tespitlerimiz, bu tecrübenin mahsulüdür.
 
İşini bilen, dalkavuklara değil; acı da olsa doğru söze itibar eder.
UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.