OTAN

Sesli Dinle
A -
A +

Bugün ve yarın dünya başkentlerinin dikkatleri Vilnius’ta. Bu şehir, 2 milyon 750 bin nüfuslu Litvanya’nın merkezi. Litvanya, bir Baltık ülkesidir. Baltık coğrafyasının tamamı, tıpkı, Balkan, Kırım, Kafkas ve Türkistan gibi 70 yıl boyunca SSCB işgali altındaydı. NATO veya teşkilatın, adını sağdan sola da yazmasını göz önüne alırsak OTAN’ın Rusya-Ukrayna çatışmasının başladığı 24 Şubat 2022’den bu yana dördüncüsünü icra ettiği bu toplantının Vilnius’ta yapılmasının iki manidar göndermesi vardır. Birincisi Moskova’yadır. Sovyetler Birliği döneminin unutulmadığı îmâ edilmekte. Diğeri de İsveç’edir. İsveç’in yanı başında buluşarak ona ümit ve dayanma gücü verilmeye çalışılmaktadır…

 

Toplantıda şu mevzular müzakere edilmektedir:

 

-Savunma planlaması.

 

-Askerî harcamalar.

 

-Rusya’ya karşı caydırıcılık.

 

-İsveç’in NATO üyeliği.

 

Türkiye’nin muvafakat vermesi üzerine Finlandiya’nın da teşkilata dâhil olmasıyla “Kuzey Atlantik Paktı”nın üye sayısı 31 devlet olmuştur. Sn. Erdoğan liderliğindeki Türk hey’eti ikna edilirse rakam, 32 olacaktır. Malum olduğu üzre NATO’ya yeni iştirak, mevcut devletlerin tamamının kararıyla mümkün olmaktadır. Ankara, bu yetkiyi kullanmaktadır.

 

Çok da iyi yapmaktadır…

 

Türk Hükûmeti, sonuna kadar haklıdır.

 

Niçin?

 

Çünkü:

 

NATO bir ittifak teşkilatıdır. Üye devletlerden birine bir saldırı olduğunda bu saldırı, mevzuat gereği teşkilat mensubu her devlete yapılmış kabul edilir. Ne var ki madde, bugüne dek dürüst bir biçimde işletilmedi. Türkiye, defalarca ve senelerce terörün her çeşidine maruz kaldığı hâlde NATO kılını kıpırdatmadı. Aksine 15 Temmuz 2016’daki ihanette Türkiye’nin yanında yer almadığı gibi İncirlik üzerinden şüpheli bir tavır da gösterdi. Bu kuruluş, bize karşı özür borcu içindeyken şimdi bu defa da Finlandiya ve İsveç’in de NATO’ya kabulünü gündeme getirdi. Ankara, bu talebi imbiklerden geçirdikten sonra şartlarını sıraladı…

 

Türkiye aleyhine hiçbir kişi ve örgütün faaliyet göstermemesini, ülkelerinde olsun veya olmasın teröristlere destek vermemeleri ve iadesini istediğimiz teröristlerin gönderilmesini istiyorduk.

 

Asıl mevzu İsveç’ti. Finlandiya, tâli konumdaydı. Helsinki, icap edeni yaptı ve Ankara’dan olur aldı. Ancak İsveç, problemli. Düzgün davranmadı ve davranmıyor. Bazı kanunî düzenlemeler yapmakla yetindi. Teröristler, İsveç’i sahiplenmiş vaziyetteler. Stockholm, iadesini istediğimiz isimlerden kimseye kıyamadı. Diğer taraftan bu ülkede Türkiye aleyhine gösteriler arttı. Ondan da beteri İslâm düşmanlığı, gemi azıya aldı. Mushaf-ı şerif yakılması, mahkeme kararıyla insan hakkı olarak görüldü.

 

Bütün batılı merkezler, bu ağır hak ihlalleriyle nefret suçlarına rağmen Hükûmetimize baskı üstüne baskı yaptılar. Bugüne dek taviz vermedik. Önceki gün ABD Başkanı Sn. Biden, Sn. Erdoğan’ı aradı. Bu aramadan önce, bu esnada ve NATO müzakerelerinde Türkiye, müthiş bir diplomatik müdafaa, taarruz izah ve ikna siyâseti içindedir. Şu mevzularda çetin bir pazarlık olduğu bellidir:

 

-İsveç, Türkiye ve İslâmiyet aleyhine faaliyetlere izin vermemelidir.

 

-NATO’ya girmek isteyen İsveç, suçluları Türkiye’ye iade etmelidir.

 

-ABD, engelleri kaldırarak F-16’ları Türkiye’ye teslim etmelidir.

 

-AB’ye müracaatımızın üzerinden 60 yıl geçmiştir. Daha fazla beklememiz mümkün değildir Türkiye, bir ân evvel AB’ye kabul edilmelidir.

 

-Kıbrıs Türk Cumhuriyeti tanınmalıdır.

 

-Bunlar olduğunda İsveç’in üyeliğine muhalefet edilmeyecektir…

 

Şu şartlardan bir kısmı, öteden beri zaten konuşulmaktadır. AB üyeliğimiz gibi bir kısmı onlara eklenecektir. Kıbrıs Türk Devleti’nin tanınması, nispeten uzak bir şarttır. Muvafakat vermemizi hızlandırma maddesi olarak öne sürülebilir.

 

Vilnius’taki bu NATO toplantısı, Türkiye’nin 1952’de teşkilata girmesi gibi tarihîdir. “Albaylar Cuntası” yüzünden Yunanistan NATO’dan ihraç edilmişken 12 Eylül darbesi üzerine işbaşına gelen Türkiye Cuntası, Washington’un Yunanistan’ın tekrar NATO’ya kabulüne dair isteğini hiçbir şart koşmadan öylece kabul etmişti.

 

Ankara, o hatayı tekrar etmemekte kararlıdır.

 

Vilnius’ta hey’etimizin ağır baskı ve çok yönlü kuşatma altında oldukları görülüyor. Ancak milletinin duasını alan Türk hey’eti, 12 Eylül gibi bir Lozan hatası da tekrarlamayacaktır. Nereden bakarsak bakalım şartlar lehimizedir.

 

Pazarlıkta sıkı durmaya devam etmeli.

 

İsveç, şartları yerine getirirse teşkilata ister NATO, isterse OTAN kapısından girebilir.

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.