Oyun kurmak, oyun bozmak!..

Sesli Dinle
A -
A +

3 Kasım 2022 günü dünya gündemi "Pakistan eski Başbakanı İmran Han vuruldu!" haberiyle sarsıldı. Saldırıda İmran Han, her iki bacağından hayati olmayan yara almış, PTI-Pakistan Adalet Hareketi Partisi taraftarları sokaklarına dökülerek protesto gösterilerine başlamışlardı. Han Hükûmeti, 10 Nisan 2022 günü meclisinde 174 aleyhte oyla itimadı ve iktidarı kaybetmişti…

 

Mağlubiyeti hazmedemeyen eski Başbakan bir süre sonra erken seçim talep etmeye başladı.

 

28 Ekim’de Lahor’dan başşehir İslâmâbâd’a doğru taraftarlarıyla birlikte yola çıkıldı. Eğer erken seçim kararı alınmazsa mezkûr Başbakan, başşehirde oturma eylemi yapacaktı. Suikast, kafile, Ghakar Mendi’ye ulaştığında, İmran Han, bir araç üstünde halkı selamlarken oldu. Cumhurbaşkanı Arif Alvi ve Başbakan Şahbaz Şerif, suikastı hemen şiddetle kınadılar.

 

Fail de çok bir süre geçmeden yakalandı.

 

Ancak bunlar, protestocu PTI taraftarlarının öfkesini dindirmedi. Sokaklarda alev alev kamyon lastikleri yanıyordu. Suikastçının yakalanmış olması vak’anın aydınlanması için kâfi değildir. Zira birçok örneğinde görüldüğü gibi böylesi hâllerde tetikçiyle hedefteki kişi katledilir, ardından fail ortadan kaldırılır sonra da failin katili bertaraf edilir. Cinayet veya cinayet teşebbüsü, faili meçhuller sayfasına eklenir, dosya kapanır. İmran Han’a öldürmek kastıyla mı kurşun sıkıldı?

 

Şimdilik bilinmiyor.

 

Öldürmek kastından ziyade bir ihtar olma ihtimali daha yüksek. Mağdur, konteynerin üstünde apaçık hedef iken keskin nişancı olduğunu düşündüğümüz suikastçının hedefteki insanın başını, kalbini değil de bacaklarını nişan alıp sıkması bizde öldürme değil ihtar kanaatini uyandırmakta.

 

- Suikastçıyı bunu yapmaya kim teşvik ve sevk etti?

 

Kim olabilir?

 

Mevcut Pakistan Hükûmeti’nin, böyle bir teşebbüse kalkışması akıl-mantık dışıdır. Neden sonu belirsiz bir maceraya girip de rakibini mağdur ederek kendisini zora soksun? Pakistan’ın karışması, bu ülkede insanların birbirine girmesi, kimin menfaatine geliyorsa perdenin arkasındaki varlık o demektir.

 

Netice itibarıyla dost ve kardeş Pakistan, 2 Kasım günü huzur içindeyken bir gün sonra bu hâdiseyle karıştı. Yakınlarda yaşadığı sel âfetinden çok zarar gören Pakistan, temenni ederiz ki komşusu İran ve diğer bölge ülkelerinin akıbetine sürüklenmesin. Bu sebeple İmran Han, itidal içinde hareket etmeli ve iktidarından evvel memleketini düşünmelidir:

 

İddiaya nazaran, 13 Eylül 2022 günü Tahran Metrosunda güya -İrşad- Polisi, tesettürünü kusurlu bulduğu Mahsa Aminî’yi nezarete aldı. Ancak 22 yaşındaki genç kadın, kısa süre sonra hastaneye kaldırılarak yoğun bakım servisine yatırıldı. Maruz kaldığı şiddetten dolayı komaya girmişti. Tıbbî müdahale yetmedi ve mağdure 16 Eylül’de hastanede hayatını kaybetti.

 

Bu fitne ve zulüm, İran’ı karıştırdı.

 

Böyle irşad, tebliğ, emr i mâruf olmaz!

 

16 Eylül’den bu yana İran gerginlik içinde. Karışıklığın durulmayıp daha da beter hâle gelmesi mümkündür…

 

Pakistan’daki vak’a, İran kargaşasının ardından gelmiştir.

 

İran’daki olaylar da başka kargaşalardan sonradır.

 

Şöylece hatırlayalım:

 

Afganistan 1979’dan, Irak 1991’den Suriye 2011’den, Rusya’nın Ukrayna İşgali 2022 Şubat’ından beri devam etmektedir. Kuzey Afrika’da Libya ve Mısır’ın, Kızıldeniz kıyısında, Yemen’in, yanı başımızdaysa Filistin’in bitmeyen hikâyesi var.

 

Bu manzara, Türkiye için rahatsız edicidir:

 

Suriye’de Fırat’ın doğusuyla Yunanistan’da Dedeağaç, aleyhimize olarak cephanelik hâline gelmiştir. Atina, kullandığı dille sürekli biçimde tahrik etmekte. Ankara, oyuna gelmemeli. Yunan halkıyla Atina yönetimi tefrik edilmeli. Yunanistan, ısmarlama bir garnizon devlettir. İki asır evvel bu iş için kurduruldu, böyle devam diyor.

 

Bu sözde devlet, dengimiz olamaz.

 

Şimdi yapılacak olan KKTC’nin adını KTC diye değiştirmek ve 31 Aralık’a kadar en az 10 dost ve kardeş devletin Kıbrıs Türk Cumhuriyetini tanımasını temin etmektir.

 

Togg sevincimizi, tanınmış KTC Devleti sevinci takip etmeli.

 

Emperyalist ülkeler, durmayarak Pakistan’dan sonra bir başka devlet üzerinde çalışmak isteyeceklerdir.

 

85 milyon her unsurumuzla birlik ve dirlik içinde olmaya mecbur ve mahkûmuz.

 

Kökü bir-iki asır öteye giden bu oyunun üstesinden ancak Büyük ve Güçlü Türkiye gelebilir.

 

Bu sebeple 2023-2053-2071 yürüyüşü çok mühimdir.

 

Oyun kurmak gibi oyun bozmak da değerlidir.

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.