RÜYA DEĞİL, HAKİKAT!..

Sesli Dinle
A -
A +

Yer itibarıyla sadece bir kısmına temas edebileceğimiz şu hizmetleri, hangi iktidar, ne zaman ve hangi müttefikleriyle, hangi devlet adamı, hangi dâvâ arkadaşlarıyla birlikte yapmış olursa olsun teşekküre, takdire ve duaya layıktır…

 

Bu hizmetler, bugün görülmez, inkâr edilir veya karalanırsa yarınki nesillerin, hem görmeyenleri ve hem de haksızlık yapanları kınayacaklarından şüphe edilemez.

 

Bugün Avrasya Geçidi olmasaydı İstanbullu trafikte azap yaşardı. Ülkeye kazandırılan onlarca tünel, Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve 18 Mart Çanakkale Köprüsü başta olmak üzere onlarca köprü, akıp giden yollar, sağlıktaki başarılar, her ile üniversite ve yüzlerce kalemlik hizmeti bir tarafa bırakalım.

 

Fatih Sultan Mehmed, Yavuz Sultan Selîm, Abdülhamid Han, Barbaros Hayreddin Paşa araştırma gemileri de bir tarafa. Mutfaklara gelmek üzere olan Karadeniz Gazı, petrol tüketimimizin onda birini karşılayacak yeni keşiflerimiz Gabar Petrol Kuyuları da bir tarafa. Dünyanın teröriste dar edilmesi de bir tarafa.

 

Bunlar, dile çok geldi.

 

Yeni bir hizmet olduğu hâlde Konya’nın ilçesi Karapınar’ın kara bahtını değiştirip onu sanki Akpınar yapan güneş enerji santralini de kenarda tutabiliriz. Hâlbuki şu gün sıradan gibi sanılan Karapınar Güneş Enerji Santrali, 20 milyon m2 sahaya 3,5 milyon güneş alıcısı yerleştirilmekle kuruluyor. 2020’de faaliyete başlamıştı. Tesis tamamlandığında santralin gücü 1.000 MW’a ulaşacak. Türkiye’nin büyük güneş enerji sistemidir.

 

Şu işaret ettiklerimiz ve aşağıda yazacaklarımızla birlikte kesin olarak görünen o ki yaşanan 21 yıl içinde Türkiye, esas itibarıyla ve ağırlıklı olarak, Savunma Sanayiî, Enerji, Ulaşım, Bayındırlık, Elektronik, Sağlık, dış politika, gönül coğrafyasına kol-kanat germe ve diplomasi sahasında yaptıklarıyla kendinden söz ettirecektir. Umulur ki önümüzdeki dönemden itibaren keyfiyet zenginlikleriyle eğitim ve kültür de bu koşuda ön sıralarda olur.

 

Gerçekleşen hizmetlerin her biri kitaplık mevzulardır.

 

Eğer; şu imkânlar, bir asır önce elimizde olsaydı bir imparatorluğu kaybetmezdik. Şu gün de elimizde kalabilmiş ve yirmide bir küçülmüş şu aziz vatanı korumak ve Batı’yla sanayi inkılabının açtığı makası kapatmak için bu silah, araç gereç, tank, helikopter uçak ve gemileri yapıyoruz. Bunlar başlangıçtır. Alıştırma veya kalfalık dönemidir. Daha üstünleri ve daha çoğu yapılacaktır. Burada adı geçen veya geçmeyen eserleri veren CB Savunma Sanayiî Başkanlığı, TUSAŞ, ASELSAN, TOGG ve her resmî ve gayriremî şirket ile emeği geçenleri, değerli dostlarım İsmail Demir Bey ile Temel Kotil Beyleri cân-u gönülden tebrik ediyoruz. Elbette ki en büyük teşekkür ve dua, Cumhurbaşkanı Sn. Erdoğan’adır. O’nun o yiğit duruşu ve cesareti olmasaydı bugünler olmazdı. İnanıyoruz ki Hızır Hayreddin Paşa’nın, Japonya’da batan Ertuğrul Gemisi şehitlerimizin, I. Dünya Harbi tayyare kazası şehitlerimiz Fethi Bey ve arkadaşlarının, büyük idealistler Vecihi Hürkuş’un, Nuri Demirağ’ın, Nuri Killigil’in ve diğer şehit ve gazilerimizin ruhları şâd olmuştur.

 

İnsan şu uçak, helikopter, gemi ve diğer eserlerimiz üzerinde yazıp konuşurken kendini bir ân için rüyada zannediyor. Hayır, düş görmüyoruz. Gerçeğin ta kendisi ile karşı karşıyayız. Müslüman Türk, zaman ve zemine mührünü vuruyor. Bayrak sahibine dönüyor. Gasbedilmiş hakkımızı istirdat ediyoruz. Bu millet, kendine biçilen kefeni yırtıp atmıştır.

 

Yeni bir devrin şafağındayız. Sömürgeci ve ikiyüzlü Yeni Dünya Düzenleri devri bitiyor. Tekrar Nizâm-ı âlem kurulacak, dünya yeniden adaletle tanışacak, mazlum kavimlerin yüzü de gülecektir. Bir otomobili 60 yılda; fakat şunları fazlasıyla birlikte birkaç yılda yaptık, yapıyoruz:

 

İlk jet motorlu süpersonik eğitim uçağımız Hürjet, Millî Muharip Uçağımız Kaan, havadan havaya füze fırlatma kabiliyetine sahip Kızılelma, hücum gemimiz TCG Anadolu, Altay Tankı, Atak Helikopteri, TOGG ve diğerleri iftihar vesilelerimizdir.

 

Hürjet, pilot eğitiminde kullanılacak. Fakat gerektiğinde silahla donanıp harbe iştirak edecek. T38 Talon uçağının yerini alacak. TCG Anadolu’da mevzilenecek. Düşman radarları, Kaan’ı göremeyecek. MMU Kaan, Kızılelma ve Anka-3 ile kol uçuşu yapabilecek. Türk Hava Kuvvetlerindeki F-4 ve F-16’ların yerini alacak ve daha sonra da ihraç edilecek. Birim maliyeti

 

100 milyon dolar olan KAAN, TUSAŞ tarafından tasarlanıp imal edildi. Baykar’ın gözü pek evlatlarının eseri Kızılelma, turbofon motorlu, havadan havaya füze atabilme maharetine sahip. 25 Nisan 2023’te Kızılelma ile Bayraktar Akıncı birlikte kol uçuşu gerçekleştirdiler. Böylece dünyada ilk olarak taarruzî bir İHA ile insansız bir tayyare otonom olarak kol uçuşu yapmış oldular. Kızılelma, uçak gemilerine de inip kalkabilecek. TCG Anadolu, İstanbul’da Sefer Tersanesinde îmâl edildi. Amiral mevkiî ve uzun süreli ve uzun mesafeli muharebe gemisidir. Güvertesi 5.440 m2’dir. Güvertede aynı anda 11 İHA veya 10 helikopter yer alabiliyor. 371’i kalıcı ve 1.223 Personel barındırma imkânına sahiptir. TUSAŞ, daha evvel, ortaklarıyla birlikte ATAK Helikopterini imal etmiştir. Taarruz ve silahlı keşif aracıdır. Altay Tankı’nı ASELSAN ortaklarıyla birlikte yaptılar. Üçüncü nesil üstü bir tanktır. Beherinin maliyeti 15 milyon avrodur…

 

Bunların bazıları TSK envanterine kayıtlıdır. Hizmet etmektedirler. Diğerleri deneme safhalarını arkada bırakmışlardır. Peyderpey en geç üç sene içinde onlar da kayıt ve hizmette yerlerini alacaklardır…

 

Birkaç cümleyle dile getirdiğimiz bu hizmetleri Milletimize kazandıran, Teknofest yoluyla binlerce çocuk ve gencimize keşif aşkını kazandıran, nice meçhul müstakbel kahramana “dedem yaptı, ben de yapabilirim!” öz güvenini aşılayan bu iktidar, bu Cumhur İttifakı’nın 14 Mayıs Seçimlerini kazanmak analarının ak sütü gibi helâldir.

 

Cumhurbaşkanlığı, Sn. Erdoğan’ın hakkıdır.

 

Cumhur İttifakı, TBMM’ye lâyıktır.

 

Azîz vatandaşlarım, değerli seçmen kardeşlerim… Bizim politik aidiyet, hesap ve heveslerimiz olamaz. Derdimiz şudur. Dört asırdan bu yana, Millet ve Ümmet olarak böyle bir fırsatı ilk defa yakalamış bulunuyoruz. Şu yapılanların çoğunu başkaları hayal bile edemezdi. Lider, her zaman yetişmez. Bir Tayyip Erdoğan ve bir Devlet Bahçeli her zaman çıkmaz ve yan yana düşmez. Kötü telkinler ve değişken duygularla değil, aklıselimle hareket edilmeli.

 

Bir oy, bir kâğıt parçası değildir.

 

Onunla safını belli edeceksin.

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.