Siyasi belirsizlik

A -
A +

Aynı kabinede üç parti lideri; biri, başbakan ikisi yardımcıları; vazifeleri, hükümet etmek; yani bulundukları memleketin refah ve huzurunu temin. Hani nerede o refah? İş başındaki koalisyonun liderleri 41 günde ancak biraraya gelebiliyorlar. Bu toplantının ismi zirve; fakat ikisine göre zirve birine göre doruk. Terminolojide bile anlaşamayan insanlar, bir araya gelmiş her nasılsa hükümet olmuş ve her nasılsa işbaşındalar. Zaten her şey her nasılsa yürüyor. Doğrusu araştırma mevzuu yapmaya değer. Bu hükümete vücut veren partilerin anlaşabildikleri konular mı fazla yoksa anlaşamadıkları mı? Ana konularda anlaşamıyorlar. Teferruatta anlaşsalar ne olur? AB'de, ekonomik tedbir ve teşebbüslerde, bankaların statüsünde, idamda, ana dilde yayında, anlaşmazlık içindeler. Hal böyle iken hükümet devam ediyor. O zaman vatandaş hayretle soruyor, bu hükümetin dağılmasını kim engellemekte? Yakın tarihlere kadar genel kanaat askerdi. Bir zamandan beri asker böyle bir ithamı işitse aman bizi bu vebale ortak etmeyin diyecektir. Bir tuhaf denge oluştu. Bu denge, aynı zamanda bir tuhaf inadın da adı. Ülkede herkes, hükümetin ömrünü doldurduğu ve çekip gitmesi fikrinde birleşmiş durumda. Ne var ki gitmiyor. Hükümet gitmediği halde, hükümet ettiğini sananlar, mıhlanmış gibi yerindeler. Müthiş bir pişkinlik. Siz ona çocukluk da diyebilirsiniz. Hatırlarsınız. Eskiden kenar semtlerde kendi haline terk edilmiş eski otomobiller, kamyonlar olurdu. O arabaların şoför mahalline oturan çocuklar, direksiyonu sağa sola çevirir, kornasını çalar, aynadan trafiği kontrol eder, yolculardan para toplardı. Yaptıklarının hepsi hayaliydi. Ne direksiyon dönerdi, ne ayna vardı, ne trafik, ne de para veren yolcu, ne korna. Ama çocukluk işte, kendilerini tatmin ederlerdi. Onlar, kendilerini tatmin eder, eğlenirlerdi ama annelerini ise kızdırırlardı. Eski arabadan çıktıklarında üstleri başları kir içinde olurdu. Hükümet de hayali hizmetler içinde. Hükümet hangi alanda millete hizmet etti? Eğitimde mi, ekonomide mi, Kıbrısta mı, Avrupa Birliği meselesinde mi, nerede, hangi işte? Öyle bir hükümetimiz var ki evlere şenlik. Elini neye atsa o iş karışıyor, içinden çıkılmaz hale geliyor. O alanda insanlar ya maddi veya manevi ıstıraplara gark oluyor. Bunu dağdaki çoban, şehirdeki tüccar, Ankara'daki muhalif görmekte. Namuslu iktidar taraftarları da aynı fikirde. Bir avuç, evet sadece bir avuç zümre görmemekte, görmek istememekte. Koalisyondan beklenen fazla birşey değil. Sadece istifa etmesi istenmekte. O kadar. Çünkü başka bir işe yaramaz hale gelmiş durumda. Artık dışımızdaki dünyada bile siyasi belirsizlik içinde olduğumuz tescil edilmiş durumda. Kredi onun için yeniden tanzim edilmekte. Belirsizlik nedir? Sabah kalktığınızda nasıl bir dünya ile karşılaşacağınızı bilmemek. Artık hükümet uyum içinde görevinin başındadır gibi laflar insana son derecede soğuk geliyor. Uyuşamamanın adı nerede uyum olmuştur? Hadi başbakan mazurdur, peki iki yardımcısı neden istifayı düşünmüyorlar. İstifayı geciktirenler şunun farkındalar mı? Onlar direndikçe halk nezdindeki itibarları bir o kadar kayboluyor. Döviz ve borsa korkusundan zirve dedikleri toplantıda konuştuklarını bile mesai saatinden sonra açıklayabilen bir hükümet yalnızca bu korkusuyla dahi halini ortaya koymakta. Vatandaş bunaldı, çaresizlik içinde. Hükümetin vatandaşın dertlerinden haberi yok. Dertlere derman olmayan güce hükümet denebilir mi?

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.