9 Kasım 2022 gecesi Bursa’dan gelen dehşet verici bir haber, duyanların yüreğini dağladı. Yıldırım ilçesindeki bir evde çıkan yangında 8 çocuk ve bir kadın hayatını kaybetmişti. Ölenler, Suriyeli sığınmacılardı. 2017 yılında Halep’teki köylerinin tahrip edilmesi üzerine Türkiye’ye sığınmışlardı. Bursa’da başka bir adreste yaşarken bir buçuk ay evvel yangının çıktığı eve gelmişlerdi. Ölen 8 çocuğun yaşları 1 ile 11 arasında değişiyordu. Onlardan 6’sı kardeşti. İki çocuk ise aile reisi Hüseyn Aljasem’in yeğenleriydi. Amina Altaha adındaki kadınsa kardeşlerin annesiydi. Bir anda bütün ailesini kaybeden Hüseyn Aljasem, Bursa sokaklarında kâğıt toplayarak hayatını idame ettiriyordu.
Tabiatıyla hadiseye idare, emniyet ve savcılık hemen el koydu.İlk açıklama yangının soba kıvılcımından çıktığı şeklinde.
Sebebin yangın olmasını çok temenni ederiz.Tahkikat devam etmekte. Şimdilik kat’i bir şey denemiyor. Korkunç bir neticeye yol açan yangın, şayet soba kıvılcımından değil de sabotajdan, kundaklamadan olduysa bu netice çok ama çok utandırıcı olur?
- Kundaklama ihtimali var mı?
Emniyet ve savcılık, en uzak ihtimalleri bile ihmal etmeyeceklerdir. Aksi, kesinkes ortaya çıkmadıkça kundaklama ihtimali yoktur denemez. Böylesi vak’alarda hakîkat hatta bâzen aradan birkaç sene geçtikten sonra ortaya çıkmaktadır…
Yürek dağlayan bir başka haberse Bursa’daki ölümlerden bir gün sonranın akşamında geldi. Ankara’nın Altındağ kazası Örnek Mahallesindeki bir evde 5 Afgan bıçaklanarak öldürülmüşlerdi. Maktullerden birinin bir akrabası, haber alamadığı yakını için polise müracaat etmiş. Polis, kapıyı çilingir yardımıyla açınca içeride 5 erkek cesedi görülmüş. Cesetler bıçaklanmış. Savcılık açıklamasına nazaran cinayet, en az 5 gün önce işlenmiş. Cesetlerin muayenesinde maktullere işkence yapıldığı da tespit edilmiş bulunuyor. Kanaatimizce failler, maktullere işkence yaptıktan sonra onları bıçaklayarak öldürmüşler.
Polis ve adliye, bu müessif olayla 10 Ağustos 2021 Günü Altındağ’ın Battalgazi Mahallesindeki bir parkta meydana gelen yine esef verici ölümlü vak’a arasında bir illiyet münasebeti olup olmadığını muhakkak araştıracaktır. Bu tarihte 2003 doğumlu Emirhan Yalçın ve arkadaşlarıyla bir grup Suriye vatandaşı genç arasında çıkan kavgada Suriyelilerden biri Emirhan Yalçın’ı bıçaklayarak öldürmüştü. Fail M. Abdo, suçu kabul ve ikrar etmiştir. Böyle bir vahim hadise üzerine Altındağ’da kısa bir süre asayiş bozuldu. Bazı kimseler, taşkınlık göstererek Suriyelileri darbetmeye kalkıştılar, arabalarını devirdiler, evlerini taşladılar. Hadiselerde 76 şüpheli nezaret altına alınmıştı. Mevzubahis her iki cinayette de bıçak kullanılmıştır.
9 Suriye vatandaşının yanarak can verdiği Yıldırım’daki olayın kundaklama olduğu net olarak belli değildir. Olmama ihtimali yüksektir. Ancak Altındağ’daki vak’anın cinayet olduğu kesindir. Cinayet ortada fakat failler -şimdilik- meçhul.
Cinayet bile olsa Altındağ’daki vak’anın da nefret ve ırkçılık saikiyle işlenmemiş olmasını temenni ederiz. Ancak ırkçılık ve nefret ihtimali, namus meselesi veya alacak verecek gibi bir sebepten daha güçlü görülüyor. Ne yazık ki bazı sorumsuz politikacı ve konuşmacılar, birkaç yıldır çok tehlikeli bir şekilde ve öfkeli sözlerle yabancı düşmanlığı yapmaktalar. Onları yazı ve ekranlardaki konuşmalarımızla biz ve başka insanlar çok ikaz ettik. Demiştik ki ırkçı, Neonazi Almanların Türklere yaptıklarının benzeri suçlar, Türkiye’de işlenmesin. Böylesi cinayetler milletimize ve bizim terbiyemize, görgümüze yakışmaz. Buna rağmen yabancıların hepsi Suriyeli olmadığı hâlde Suriye hududumuza giderek taşkınlık yapanlar oldu. Korkar ve ürpeririz ki bu kimseler, gerek Bursa ve gerekse Ankara’daki elim vak’alar üzerine sinsi sinsi sevinmişlerdir. Onlar, bizden utanmasalar bile sağduyulu Almanlardan utanmalılar:
Durmuş Genç ve Mevlide Genç, Solingen’de müstakil bir evde yaşıyorlardı. Alman ırkçısı Neonaziler, 29 Mayıs 1993 Gecesi “yabancıların” bu evini kundakladılar. Adı geçen karı-koca 5 çocuğunu yangında kaybettiler. Yangın olan yeri Alman devleti müze yaptı. Türk-Alman Vakfı 2008’den beri sahasında öne çıkan isimlere “Genç Ödülleri” veriyor. Türk ailesi tahammülü çok zor bu acıyı bağırlarına bastılar. Mevlide Hanım 28 yıllık büyük azaptan sonra bu yakınlarda ahirete göçtü…
Seçim sath-ı mailine girmiş Türkiye’de nefret dili ve kavga ve cinayetler telâfisi mümkün olmayan büyük ve derin zararlara, utançlara ve çıkmaz lekelere sebep olur.
Milletimizin seçimlerde ırkçılara, dili nefret saçanlara mağlubiyet yaşatacağından eminiz.
İnşallah, hâdisenin sebebi kaza veya ihmal, sonrakinin sebebi de polisiye bir vak’adır.Hukuk, şüpheyi ihmal etmez...