Bir zaman sonra sokağa çıkıp "Kemal Derviş kimdi?" diye sorduğunuzda geniş halk kitleleri, isabetli cevap vermekte zorlanacaklardır. Hele hangi bakanlıkta görev yaptığını öğrenmek isterseniz muhatabınız iyiden iyiye şaşıracaktır. Bu durum, iyi bir teknisyenin her zaman iyi bir siyasetçi olamadığına son delildir. Derviş'in fikri başbakanlıktır. Hayali de diyebilirsiniz. Mümkün mü? Hiç mümkün değil. Risk alamayan bir politikacı, başbakan olamaz. Kemal Derviş'e "siyasetçinin kaç gömleği vardır?" diye soran biri çıksa çok eğlenceli bir mülakat olur. O'nun siyaset literatürümüzün nüktelerinden lezzet alabilmesi için bu işin tozu-çamuruyla karılmış olması gerekirdi. Bir mesleğin çıraklığını yaşamayan ustası olamaz. Zamanında istifa edemedi. Zamanında bir hareketin içinde yer alamadı. Zamanında organize olamadı. Ne yaparsa herkesin kendine alkış tutacağını sandı. Kalkınmış bir ülkeden geri kalmış bir diğerine gelmiş ya. Yanıldığı nokta burası. Bundan böyle girse de girmese de YT'ye de bir menfaat temin edemez. Politik hayatımıza renk katamaz, çözümler üretemez. Başlangıçta hareketin içinde yer alsaydı artı birkaç puan getirirdi. O şans da uzaklaştı. Halk başka, Derviş'e politik sempati duyan birkaç sanayici başka. Kemal Derviş, milleti tanıyamadı. Günleri, Bakanlıklar, Çankaya, Vip salonları, Bebek, Tarabya arasında geçti. Bir de golf sahalarına indi. Bir kere de şortla taksicileri teftiş etti. O kadar. Evde de yerli bir şeyler nakleden biri yok Danışmanıyla bir iki akademisyen dostundan ileri gidemedi. Keşke "ekonomide yaptıklarımı tarih değerlendirsin" deyip yıpranmamışken üniversiteye girme kararı alsaydı. Anadolu'yu, Anadolu'nun köyünü-kentini, dağını-taşını, insanını-hayvanını tanımayan bizde başbakan olamaz. Bülent Ecevit'in eksilerinde bu hususun büyük payı vardır. Menderes, Demirel ve Özal'ın artılarındaki ana sebepse vatandaşın içinden gelmeleridir. İyi niyetli ve zeki sayın Derviş, artık sahneden inmelidir. Orada kaldıkça kaybetmeye devam edecektir. Süre çoktan doldu.Üniversiteye intisap etmesi en münasibidir. Öğrenci yetiştirsin. Oğluna da biraz sahip çıksın. Bakanlığı başbakanlığı kadar önemliydi. Bilene yeter. Bu arada halkı ve onun değerlerini tanımaya çalışsın.