YENİ DEPREMLERE KARŞI TEDBİRLER

Sesli Dinle
A -
A +

6 Şubat merkezli zelzeleyle perişan olan 11 vilayetimizde bir yandan yaralar sarılmaya çalışılır ve yıkılan yerlerin 1 yıl içinde tekrar inşa edileceği haber verilirken diğer yandan yeni yapılanmalara dair görüşler açıklanmakta. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Bakanlar şunları söylemekteler:

 

-Binalar, dağ yamaçlarına inşa edilecek.

 

-Bunlar, en fazla 3 veya 4 katlı olacak.

 

-İdare, kentsel dönüşümü takip edecek…

 

Aşağıda tahlil edeceğimiz bu kararlara şu maddeler de ilave edilmelidir:

 

-Küçük şehirlere, kasabalara, köylere göçler özendirilmeli. Böylece çok geç kalınmış olsa bile tersine göç başlatılmalı…

 

Önceki asırlarda atalarımız, iskân mahalli olarak dağ yamaçlarını seçerlerdi. Bunun çeşitli sebepleri vardır:

 

*Dağ yamaçlarında sema ve güneşle irtibat kopmaz.

 

*Ufuk rahatlıkla takip edilebilir.

 

*Misk gibi temiz havadan mahrum kalınmaz.

 

*Zemin sağlam olduğu için yerin hışmından emin olunur.

 

Bunlar ve daha birçok sebepten dolayı dağlara binbir mahcubiyetle dönsek bile buralara ev, bina yapma fikri yüzde yüz isabetlidir. Binaların 3 katlı olması kararı da aynı yüzdeyle doğrudur. Aynı şekilde kent dönüşümü de mutlaka elzemdir.

 

Ne var ki bunlardan bazıları göründüğü kadar kolay değildir:

 

Arazisi müsait olan yerlerde 3 veya 4 katlı bina yapmak mümkündür. Ruhsatlar buna göre verilir. Aksine hareket edenler, engellenir. Dağ yamacına taşınmak ise ciddi bir meseledir. İstanbul başta olmak üzere büyük şehirlerde dağ kalmadı. İstanbul’da zaten 7 tepe ile Çamlıca Tepesi vardır. 7 Tepe, fetihten beri, hatta Roma’dan beri meskûn mahal. Çamlıca ise bugün sarılmış vaziyette. Dağ yamaçlarında şehirleşme, daha ziyade küçük nüfuslu illerimiz için mümkün görünüyor. Buna rağmen fikir yerindedir. Tavizsiz şekilde ve ihmal etmeden ve hiç vakit kaybetmeden mümkün olan her yerde uygulanmalıdır.

 

“Kentsel dönüşüm” kenti yani şehri değiştirip-dönüştürmektir. En acil yapılması gereken işlerin başında gelmektedir. Burada 1 numara İstanbul ve İstanbul’da da Suriçi yani Fatih ile Anadolu yakasında Üsküdar’dır. 1999 Marmara Depreminden beri, İstanbul’un tehlikede olduğu biteviye anlatılmakta. Dediğimiz gibi, İstanbul’da dağ yok. 3 kat bir yana 5 katlı bina yapma imkânı da kalmadı. İstanbul’da en yaşlı binaların olduğu Fatih ve Üsküdar önceliğiyle yapılabilecek olan en acil çalışma, Kent Dönüşümüdür. Dönüşüm, Şehircilik Bakanlığı ve Belediyelerin re’sen alacakları kararlarla hayat bulmalı. Fatih’te dönüşümden muaf tutulacak bina yok gibidir. Üst katlara kaçak ek yapılmamış bina da nadirattandır. Bu sebeple bu mesele komşuların anlaşmasına, bina yönetimine vs. bırakılamaz. Bırakılırsa daha çok zelzele olur, daha çok hane yıkılır, can yanar. İdare, tek tek bina keşfi yapmalı, öncelikle kaçak ilave katlar ortadan kaldırılmalı ve sür’atle dönüşüme gidilmelidir.  

 

Tersine göçü özendirmeye gelince:

 

Şimdi okuyacaklarınızı yıllardan beri defalarca yazıp konuştuk. Bir defa daha dile getiriyoruz:

 

Bir çalışan, emekli olduğunda devlet, bu vatandaşa şunu diyebilir:

 

-Doğduğun yere döner ve orada yaşarsan emekli maaşın yüzde 50 fazla olacaktır. Şâyet benim göstereceğim yere yerleşirsen emekli maaşın misliyle artacaktır. Ayrıca elektrik, su, doğalgaz, sabit telefon ve internet ücretsiz olacaktır.

 

Teklifin emeklilerle yakınları için câzip olacağını ve küçük şehirlerle köylerin canlanmasına destek olacağını görür gibiyiz.

 

Ancak; bu özendirme, sadece emekli olan vatandaşlara yapılmamalı. Çalışanlar, iş sahipleri, iş kuracaklar ve müteşebbislere de yapılmalı.

 

Böylece:

 

Vergiler, kiralar, faturalar teşvikler… kademelendirilebilir. Bunlardan bazısı tatbik ediliyor olsa bile daha şümullü hâle getirilebilir. Bir fabrika veya imalathane yahut işletmenin… İstanbul, büyük şehir, şehir ve köyde olmasına göre vergi, fatura ve teşvikten istifade imkânları farklı olmalıdır.

 

Afet, yalnızca hükûmet meselesi değildir.

 

Bu bir devlet meselesidir.

 

Millî meseledir.

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.