François Voltaire, Paris'in tanınmış simalarından biri olmuştu. O yıllarda, hiciv dolu yazıları, siyasi ve toplumsal meselelere değinen şiirleriyle ilgi topluyordu. Ancak, 1717'de ülkeyi yöneten Orleans Dükü'nü hicveden bir yazı yazdığı için tutuklandı ve on bir ay Bastille'de yattı. 1726'da Rohan Dükü'yle kavga etmesinin ardından beş ay Bastille'de kaldı, daha sonra İngiltere'ye sürüldü. Burada dönemin ünlü isimleriyle tanıştı. Edebiyat akımlarıyla, bilimsel gelişmelerle ilgilendi. 1729'da Fransa'ya döndü. Döner dönmez yeni yatırımlar yaptı ve kendine bir servet edindi. Tarihe yöneldi, yeni bir türü deniyordu... Her kesimi eleştiriyordu! Yayınladığı Felsefe Sözlüğü, Fransız siyasal rejimini eleştiriyordu. Yerleşik dinî ve siyasî kurumları açıkça karşısına alıyordu. Bu yüzden yeniden tutuklama kararı çıktı. Bunun üzerine Voltaire, Chatelet Markizi'nin yanına sığındı. Şatosunda edebiyat çalışmalarına ve tarih araştırmalarına devam etti. Hayranı olduğu ve yazıştığı Prusya Veliahtı II. Friedrich tahta çıkınca, Fransız hükümeti onu yarı resmi bir görevle Berlin'e gönderdi. Voltaire yeniden yükselmişti, dostlarının yardımıyla Versailles'da tarih yazmanlığına getirildi. Yazdığı "Fanatizm veya Muhammet" trajedisi bir oyundan sonra yasaklandı. Bu oyunda, Peygamber efendimizin Zeyneb validemizle evlenmesi meselesini ele alarak Ona (sallallahü aleyhi ve sellem) hakaret ediliyordu. Osmanlı devletiyle arasının açılmasında korkan Fransa Kralı bu oyunu yasaklattı. Bu sebeple Fransa Kralıyla arası açıldığı için Cenevre'ye yerleşti... Cenevre'de de kalamadı! Yazılarıyla Protestanları kızdıran Voltaire'in Rousseau ile arası açıldı. Diderot'nun "Encyclopedie"sinin cildi için yazdığı "Cenevre" maddesi buradaki düşünürleri kızdırınca, Cenevre'de de kalamadı. Bundan sonra İsviçre-Fransa sınırında, biri İsviçre'de diğeri Fransa'da iki malikane alarak polis takibinden kurtulmaya çalıştı. Voltaire 1759'da yazdığı "Candide" adlı eserinde, Katolik papazların, yanlış telkinde bulunduklarını ve fen düşmanlığı aşıladıklarını, dînî akîdeleri (inançları) bozduklarını ve çeşitli hîlekârlıkta bulunduklarını yazmaktadır. Mayıs 1778'de Paris'te öldü. Yatağının başucundaki kandil devrilip alev parlayınca Voltaire, son olarak şunları söyledi: "Ne? Daha şimdiden alevler ha?!."