Michelangelo Buonarroti, 1475 yılında İtalya'nın Floransa kentinde doğdu. O da gençliğinde, diğer birçok usta sanatçı gibi, ünlü bir ressamın yanında çıraklık yaptı. Çıraklık döneminde, çizim alanında sağlam bir teknik edinerek, mesleğinin tüm inceliklerini öğrendi. Kişiliğindeki kolaydan kaçış, o zamanki teknikleri olduğu gibi almak yerine, onları yorumlayıp yenilik katmak için uğraşmasını sağladı. Aşırı duygusal bir adam... Ustalık alanı heykeltıraşlık olan Michelangelo'ya, 1505 yılında Papa 2. Julius tarafından, en önemli başarılarından biri olacak Vatikan'ın yanındaki Sistine Kilisesi'nin tavan resimlerinin yapılması işi verilir. Aşırı duygusal olan Michelangelo, kendisine verilen bu görevden pek memnun olmadı. Fakat 'görev görevdir' diyerek kabul etti. Alınganlığı devam ederken, bu iş için kendisine yardımcı aramaya girişti. Fakat birdenbire kilisenin içine kapandı ve yanına hiç kimseyi yanaştırmayarak, dört yıl boyunca tek başına bu kilise tavanını resmetti. Çalışması sona erdiğinde, sanat dünyasını şaşkına uğratan bu çalışması, tek bir bedenin gücüyle tamamlamış olması, bugün bile olağanüstü bir başarı olarak görülmüştür. Bu çalışmanın ardından, çok sevdiği heykeltıraşlığa geri döndü ve uzun bir ömür boyunca günümüze kadar uzanan birçok eser verdi. Onun eserlerindeki devinim, sıradan bir dinlenme duruşunda bile görülür. Onun da, sanat eserlerinden elde etmek istediği buydu; soğuk mermerden, sıcak hareketleri, hayatı, sükûneti vermek... "Dükkan ressamı ve heykelci!" Toplumsal yerinin bilincinde olan Michelangelo, kendisini "Heykelci" diye simgeleştirenlere, "Ben Michelangelo Buonarrati'yim ve dükkan ressamı ve heykelci... Papalara hizmet ettiysem de, buna zorunlu bırakıldım" diyerek, alçak gönüllülüğünü ve geçmişte yaptığı bazı işlere sitemkâr tavrını ölene kadar sürdürmüştür. Hayatının son dönemini Roma'daki Aziz Peter Kilisesi'nin mimarı olarak geçiren Michelangelo 89 yaşında öldü. Son sözleri şunlar oldu: "Ruhumu Tanrıya, vücudumu ve malımı aileme..."