"Herkesi kötüleyici ve suçlayıcı olma, insanların dilinden kurtulursun..."
Şeyh Abdüsselâm hazretleri Hindistan'da yetişen evliyânın büyüklerinden olup Şeyh Nizâm Pânipütî hazretlerinin oğludur. 1498 (H. 904)’de Pânipüt’te doğdu. Tasavvuf yolunda yüksek babasının huzur ve sohbetlerinde bulunmakla ilerleyen Şeyh Abdüsselâm, ayrıca âlim ve velîlerin kutbu olan Şâh Nizâm Nârnûlî'den de hilâfet aldı. 1623 (H.1033) senesinde vefât etti. Sohbetlerinde buyurdu ki:
"Cennet'e giren bir cemâat, Cehennem'e giren diğer bir topluluğa: Sizin Cehennem'de ne işiniz var? Hâlbuki dünyâda siz bize öğretmiştiniz, biz de sizin dedikleriniz gibi yapmıştık. Sizin de Cennet'te olmanız lâzım değil mi? diye sorduklarında, Cehennem'dekiler; 'Evet dünyâda size öğretmiş ve anlatmıştık. Fakat, biz, söylediklerimizle amel etmezdik. Onun için Cehennem'e düştük' derler."
Allahü teâlâya tâatta (beğendiği işlerde) bulunan sâlih bir Müslümana buğzetme. Büyük-küçük herkese merhametli ol. Akrabân ile alâkayı kesme. Sana gelmeyene, sen git. Akrabân, seninle alâkayı kesse de, sen kesme. Sana zulmedeni affet. Peygamberler ve şehîdlerle berâber olursun...
Çarşıya fazla girme. Çünkü çarşıda (çoğunlukla) iyi olmayan şeyler görülür. Çarşıda fazla kalma. İhtiyâcını gör ve ayrıl. Oruca devâm et. O, kötülük kapısını kapalı tutar. İbâdet kapısını açar...
Az konuş, kalbin yumuşak olur, katılaşmaz. Ekseriyetle suskun ol, verâ sâhibi olursun. Dünyâya hırslı olma, hasedci olma, anlayışın süratli olur. Herkesi kötüleyici ve suçlayıcı olma, insanların dilinden kurtulursun. Şefkatli ve merhametli ol, herkes seni sever. Allahü teâlânın yaptığı taksime râzı olup, rızkından memnun olursan, gönlü zenginlerden olursun...
Allahü teâlâya tevekkül et. Kuvvetli olursun. Dünyâ ehli ile onların dünyâ menfaatleri üzerinde münâkaşa etme, o zaman seni, Allahü teâlâ ve insanlar sever."