Ünlü seyyah Marko Polo'nun babası Nikola ve amcası Matteo, Korkula'da bir ticari alım satım ofisi açarlar. Korkula onların işlerinin başlangıç noktasıdır ve Marco Polo da burada doğar. Polo'nun babası ve amcası işlerini Asya'nın içlerine kadar ilerletirler. Crimea'nın Sudac kentinde de bir şube açarlar... Kubilay'ın sarayında... Matteo ve Nikola, İran ile de ticaret yaparlar. Suriye'ye ve Irak'a giden az bilinen yollardan haberdarlardır. Basra Körfezi'nin kıyılarını, inci bulunabilecek bölgeleri, kürk tüccarlarını Güney Sibirya'ya götürecek rotayı biliyorlardır. Önde gelen Tatar iş adamlarıyla bağlantılar kurarlar ve Moğol Hükümdarı Kubilay'ın sarayına kadar girerler. Marko Polo doğmadan önce bu yolculuğa çıkarlar ve ailelerini geride bırakarak Uzak Doğu'ya doğru ilerlerler. Marko Polo onbeş yaşına girdiğinde babası ve amcası döner. Bu arada annesi de ölmüştür. İki yıl babasıyla beraber Venedik'te yaşar. 1271'in sonunda Papa Tedaldo'dan Kubilay Han için değerli hediyeler ve mektuplar alırlar ve tekrar Doğuya doğru yola çıkarlar. Bu defa yanlarına Polo'yu ve iki keşişi alırlar ama savaş bölgelerine girince keşişler geri döner. Marko Polo ise yolculuğa devam eder... "Yarısını bile yazamadım" Ermenistan'dan, İran'dan, Afganistan'dan, Pamirler'den ve Çine kadar İpek Yolu üzerindeki her yerden geçerler. Adım adım ilerleyerek Kubilay Han'ın başkenti Hanbalık'a ulaşırlar. Kısa zamanda Hükümdarın güvenini kazanmayı başarır ve gönderildiği görevler ve elçilikler sırasında Çin'in ve Hindistan'ın büyük bir bölümünü tanıma fırsatını bulur... Marko Polo, 25 yıl süren bu geziden dönüşünde bir savaşta Cenevizlilere esir düşer. Esir kaldığı dört yıl içinde gezi notlarına dayanarak hücre arkadaşı Rusticano'ya 'Harikalar Kitabı' diye adlandırılan bir kitap yazdırır. Geniş ilgi gören kitabı Kristof Kolomb da okur ve elindeki nüshanın üzerine notlar yazar... Venedikli seyyah Marko Polo'nun son sözü, "Gördüklerimin yarısını bile yazamadım" olmuştur...