Kırpılmış bluzlar

A -
A +

Geçenlerde birkaç mağaza gezdim. Etek üstüne giymek için bluz bakıyordum. Maalesef "crop" ismi altında satılan yarım karış bluzlardan başka bir kıyafet bulamadım!.. 

 

Bir şey moda olunca bütün kıyafet modası, yarışırcasına o ürünü üretiyor. Geriye bize de kırpılmamış bluz aramak kalıyor... Hani eskiden mahallelerde tuhafiyeler olurdu... Hanım hanımcık elbiseler, bluzlar satılırdı. Kibar fistolarla süslenmiş, nakışlarla bezenmiş, pazen kumaştan üretilmiş o güzelim bluzları diyorum. Şimdi onlardan bulmak samanlıkta iğne aramak gibi...

 

Her şeyde olduğu gibi giyim sektöründe de Batı'nın modanın vb. tesiri altındayız... Sözüm ona tesettür firmaları ise zaten bol pensli, kuşaklı pardösü, tuniklerle üste oturur kıyafet üretmekten başka bir şey bilmiyorlar. Tabii nadir de olsa birkaç örtülü kıyafet üretmeyi dert edinen butik satıcılar var, sağ olsunlar. Onlar da olmasa ne yaparız? Bol uzun manto bulmak hayal olur herhâlde... Hâlbuki ne vardı nenemizin pazen şalvarlarında? Siyah bol pileli feracelerinde...

 

Eskiden pastel renklerde bol kesim pardösüler, büyük boy eşarplar olurdu... Şimdi büyük boy eşarp bulacağız diye internette dolaşmadığımız site kalmıyor. Kimi fosforlu renklerden yanına yaklaşılmıyor, kimi mendil kadar boyuyla örtünün yanından bile geçmiyor. İstediğimiz büyük, dikkat çekmeyecek bir başörtü ve kalın uzun mantolar... Ama cropları biçmekten üretici firmaların bunları üretme gibi bir fikri hiç yok... Gerçi toplumun talebi ne ise onlar da ona göre hareket ediyor...

 

Sahi kırpa kırpa değerlerimizden, crobu bize giydirir oldular... Nenemizin pazen şalvarından utanır hâle soktular. Uzun manto neymiş, şalvar da neymiş, crop crop diye diye "çıplaklığa" kılıf buldular!..

 

     Amine Kübra Salar

 

 

ŞİİR

 

 

          Ne dersin?

 

 

 

İçimde yeşeren sevda çiçeği

 

Seneler geçtikçe solar mı dersin?

 

Muhannet birinin nedir dileği?

 

Yakamı bırakıp salar mı dersin?

 

 

 

Baharın müjdesi yeniden doğuş

 

Bülbülün şarkısı gönlüme bağış

 

Nisanda toprağa o düşen yağış

 

Şu İrem bağımı sular mı dersin?

 

 

 

Kendimi bırakmam çetin kışlara

 

Hiç aklım ermiyor berbat işlere

 

Nazlı yâr her gece güzel düşlere

 

Benimle beraber dalar mı dersin?

 

 

 

Hikmetli her sözün vardır anlamı

 

Gözü görmeyenin nedir bayramı?

 

İnsan deriz ama bu mu sağlamı?

 

İyilik kalblere dolar mı dersin?

 

 

 

Kadir Fidan der ki böyle yürürüm

 

Hakiki dost için neler veririm

 

Gittiğim bu yolda 'son'u görürüm

 

Kalanlar namazım kılar mı dersin?

 

 

 

          Kadir Fidan-Dağların Şairi

 

 

 

 

DUYGU DAMLASI

 

 

İĞNE-ÇUVALDIZ: Sen kendi duyguların düşüncelerinin doğruluğuna inandığın kadar karşındakinin de kendi doğrularına ve düşüncelerine inandığını ne zaman idrak edeceksin? Ona “benim gibi düşünsün” diyen sen samimi olalım, dürüst olalım onun gibi düşünmesi o senden istese kabul eder misin? O hâlde atalarımızın söylediği sözü anlamaya ne dersiniz? “İğneyi kendine batır çuvaldızı başkasına” demiş atalarımız. Yani başkasına çuvaldız batırmak istiyorsan bu işi yapmadan önce sen kendine çuvaldızın belki de yüzde biri kadar incecik olan iğneyi kendine bir batır bakalım. Dayanabiliyorsan o zaman çuvaldızı başkasına batırmaya niyetlenebilirsin. Ama kendin iğneye bile tahammül edemez iken başkasına çuvaldızı batırmaya kalkışmak insani bir durum mudur? En güzel nedir, karşıdakini anlamaya çalışmak, kendini karşıdakine anlatmaya çalışmak. Anlaşılamayan durumlarda ortak değerlerde buluşmaya çaba göstermek...   

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.