‘Hayvan hakları’ özellikle köpekperestler tarafından çok sık ve gelişigüzel kullanılan bir kavram. Kavramın bir anlamı var mı yok mu? Bu, kavramı keyfince kullanan kişilerin muhtemelen hiç akıllarına gelmiyor; ama mutlaka gündeme getirilmesi ve cevap aranması gereken bir soru.
‘Hayvan hakları’ hakkında Wikipedia’da şunlar söyleniyor:
Hayvan hakları, insan harici hayvanların tümünün ya da bir kısmının kendilerine ait bir özerkliğe sahip oldukları ve acıdan kaçınma gibi temel çıkarlarının tıpkı insanların temel çıkarlarının korunduğu gibi korunması gerektiğini savunan fikirdir. Hayvan hakları kavramı, insan harici hayvanların insan amaçlarına uygun düştüğü biçimde kullanılabilecek birer eşya olmadığı, kendi arzuları ve ihtiyaçları olan bireyler olarak muamele görmeleri gerektiği anlamına gelir. Pratikte bu, hayvanların insancıl muamele görmelerinin gerekli olması anlamına gelebileceği gibi, hayvanların tibbi ve kozmetik deneylerde kullanılmasının, eti ya da derisi için öldürülmesinin, eğlence için avlanmasının ve hayvancılık sektöründe ham madde ya da kaynak olarak kullanılmalarının hayvan hakkı ihlalleri olarak tanımlanması anlamına gelecektir.
Hayvan hakları savunucuları, bir türe -insan türüne- mensup olmanın tek başına ahlaki değerlendirmenin temeli olamayacağını öne sürerek, insan harici hayvanları ahlaki değerlendirmenin dışında bırakan ön yargılı bakış açısını türcülük olarak adlandırmaktadır.
Hayvan hakları kavramı, hayvanların insanlar tarafından kullanım şartlarında iyileştirmelere ve yasal bazı düzenlemelere gidilmesini öneren hayvan refahı kavramıyla karıştırılmamalıdır.
Bu iddialı sözler ‘hayvan hakları’ hakkında fazla bir şey söylemiyor.
Her şeyden önce hayvan hakları kavramıyla kastedilenler insan haklarıyla benzeştirilemeyecek kadar az ve dar. Daha ziyade hayvanların yaşama ve bedeninin sahibi olma hakkından bahsediliyor. İnsan hakkı diğer tüm insanlar tarafından saygı gösterilmesi gereken bir hak kategorisi teşkil ederken hayvan hakları sadece insan-hayvan ilişkisinde şekilleniyor. Bu bakış, hayvanların hayvanlara verdiği muazzam zararları görmezden geliyor. İlaveten, genel bir hayvan hakları çağrısı da yapmıyor. Mesela köpekperestler kavramla daha ziyade kopeklerin ve kısmen de kedilerin yaşama hakkını kastediyor.
İnsanın yaşama hakkı ile hayvanın yaşama hakkı arasında fazla benzerlik yok. Yaşama hakkı dünyaya gelen insanın yaşaması için gereken şeyleri yapmasının engellenmemesi anlamına gelir. Ne var ki, insan kendi ihtiyaçlarını karşılayabilecek hâle gelene kadar korunma ve bakım altında olmak zorunda. Bu yüzden, dünyaya yeni gelen insanların hayatta kalmasının sağlanması daha ziyade ailelere ait bir mükellefiyet olarak görülür. Yetişkin insanın ise kendi sorumluluğundadır. Fakat, örneğin köpekler için aynı şey söz konusu olamaz. Onların yaşaması daha ziyade insanların gösterdiği ilgiye ve merhamete bağlı. İnsanlar ihtiyaçlarını karşılamadıkları sürece hayatta kalamazlar. Bu yüzden, köpekler insanlara rağmen bir hayat hakkına sahip değildir.
Kuşku yok ki hayvanlara eziyet edilmemeli. Hayvanlar mümkün mertebe işkence ve kötü muameleden uzak tutulmalı. Ne var ki, bu, hayvanların insanlar gibi bir dokunulmazlığa sahip olduğu veya olabileceği anlamına gelmiyor. Besin zincirinin bir parçası olan hayvanların hem var olması büyük ölçüde insanlar tarafından mümkün kılınıyor hem de insanlar onları yiyor. Bir insanın ömrü boyunca yaklaşık 7.500 hayvan tükettiği biliniyor.
Ayrıca besin zinciri de zamandan zamana, ülkeden ülkeye ve kültürden kültüre değişiklik gösteriyor. Mesela bizde ve Hindistan’da köpekler âdeta kutsal hayvan muamelesine tabi tutulurken Çin’de ve başka bazı yerlerde köpekler de besin zincirinin parçası. Her yıl dünyada yaklaşık 3 milyon kedi ve 25 milyon köpek insanlar tarafından yenmekte...
Kısaca, insan haklarına benzetilebilecek ve insan haklarıyla karşılaştırılabilecek bir hayvan hakları kategorisi yok!
Atilla Yayla'nın önceki yazıları...
Maalesef hayvan hakları insan haklarına galebe çalmış durumda. Hayvan sahipleri diğer insanların rahatsız olup olmayacağını düşünmeyip cüretkar bir şekilde her yere köpekleri sokup kendileri gibi olmayan insanların özgürlüklerinin kısıtlanmasına sebep olacak olaylara zemin hazırlıyorlar...