Önemli olan üç puandı

A -
A +

F.Bahçe çok da etkili değildi, yine de bu galibiyetle Avrupa Ligi’ne iyi başladı.

 

 

 

Önemli bir noktaya temas ederek başlayacağım yazıma. Şayet bir Avrupa Kupası maçı, lig statüsü yarım da olsa bize sunulmuş ise, önemli olan maçı kazanmaktır. İşte F.Bahçe de çok da etkili oynamadığı bir maçta rakibini 2-1 yenerek bence bu lige iyi başlamıştır. 

 

 

Bir amatör takım

 

 

Rakibe gelince bir zamanlar bugünkü Cumhurbaşkanı’m Erdoğan’ın da oynadığı, İstanbul amatör küme finallerinde bütün takımlar bu Belçika takımından daha iyi futbol oynardı. Al sana, ver bana gayet güzel tezgâhlanıyor (tabii ki F.Bahçe’nin baskısı olmadığı için) ama rakip kalenin ağlarını havalandırmak pek mümkün görünmüyor. 

 

 

Fred'i gören var mı?

 

 

Bizim F.Bahçe biraz değişmiş takımıyla, tabii ki kendi saha avantajını da kullanarak ilk 20 dakikadan sonra baskısını da artırarak 2-1’le işi bitirdi diyebiliriz. Bu arada Mourinho öndeki bütün isimleri değiştirerek aslında maçın başındaki diziliş hatasını düzeltmeye çalıştı da diyebiliriz. 

 

F.Bahçe’nin attığı ilk goldeki Çağlar’ın ustalığı sadece bu kadarla kalmadı maçın da adamı oldu. 
Hani şu başta bizim spor medyası olmak üzere göklere uçurdukları ve bu maçtaki görevi de önemli olan Fred ne yaptı acaba merak ediyorum. Hemen hemen hiç bir şey yapmayan orta saha Amrabat’ın toparlayıcı vasfı sayesinde ayakta kaldı diyebiliriz.

 

 

∂ Maçın adamı: Çağlar Söyüncü

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.