19 Ağustos 2003
Seyyid Ahmed Bedevî "rahmetullahi aleyh" / "Onu kim tanımaz ki!"
"Ahmed-i Bedevî"nin devrinde, bir müslümân,
Vardı ki, bu Velî'ye ederdi hep sû-i zan.
İnsanlar gösterdikçe ona bu iltifâtı,
O kimsenin, hasetten kaçıyordu rahatı.
O sû-i zan yaptıkça bu "Allah adamı"na,
Uğradı en sonunda bu zâtın gadabına.
Şöyle ki; öğrendiği ilimler, hepsi bir gün,
Hâfızasından çıkıp, silindiler büsbütün.
Hâtırlıyamayınca hattâ kendi adını,
İnsâf ile düşünüp, anladı hatâsını.
Hemen kendi kendine düşündü ki: "Ey ahmak!
Olur mu büyüklerde hatâ kusur aramak?
Az gelmişken dünyâya böyle büyük bir insan,
Sen, nasıl böyle zâta ediyorsun sû-i zan."
Bunları söyliyerek o kendi kendisine,
Gitti "Seyyid Ahmed"in mübârek türbesine.
Edeb ile diz çöküp, arz etti ki: "Efendim!
Bendeniz, utanmadan size sû-i zan ettim.